BOŞANMADAN ÖNCE EŞİN MAL KAÇIRMASI HALİNDE NE YAPILABİLİR?

Boşanma sürecinde eşlerden birinin, diğer eşin ileride doğabilecek mal rejiminden kaynaklanan alacağını azaltmak amacıyla taşınmazını, aracını veya başka bir malvarlığı değerini üçüncü kişilere devretmesi sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir.

Ancak bir malın boşanma davasından önce devredilmiş olması, o malın her durumda mal rejimi tasfiyesinin dışında kalacağı anlamına gelmez.

Eş Boşanmadan Önce Malını Başkasına Devredebilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca kural olarak her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel ve edinilmiş mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Bununla birlikte bu tasarruf özgürlüğü, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmak amacıyla kullanılamaz.

Eklenecek Değer Nedir?

Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi belirli malvarlığı devirlerinin tasfiye hesabında eklenecek değer olarak dikkate alınmasını öngörmektedir.

Buna göre;

  • Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar,
  • Mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler

belirli şartlarla tasfiye hesabına eklenebilir.

Özellikle ikinci durumda kanun yalnızca boşanma davasından önceki son bir yılı esas almamaktadır. Katılma alacağını azaltma kastıyla gerçekleştirilen devirlerde işlemin zamanı, amacı ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.

Mal Üçüncü Kişinin Üzerindeyse Ne Olur?

Malın üçüncü kişiye devredilmiş olması halinde doğrudan her durumda tapunun iptal edilerek diğer eş adına tescil edilmesi söz konusu değildir.

Öncelikle mal rejiminin tasfiyesi kapsamında eklenecek değer hükümleri değerlendirilir.

Tasfiye sonucunda borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamaya yetmezse, Türk Medeni Kanunu'nun 241. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı da dava açılması gündeme gelebilir.

Bu davada kanunda ayrıca hak düşürücü süreler öngörülmüştür.

Sonuç

Boşanma öncesinde yapılan her mal devri “mal kaçırma” olarak kabul edilmez. Ancak diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen devirler, mal üçüncü kişinin üzerine geçirilmiş olsa dahi hukuken sonuç doğurabilir.

Bu nedenle boşanma öncesindeki şüpheli devirlerde tapu kayıtları, banka hareketleri, devir tarihleri, satış bedelleri ve taraflar arasındaki ilişkiler birlikte incelenmelidir.

Önemli Bilgilendirme: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olayın özellikleri ve delilleri farklı olduğundan kişisel hukuki durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanma öncesinde mal devri, mal kaçırma iddiaları, eklenecek değer ve mal rejiminin tasfiyesi davaları hakkında hukuki destek almak için Av. Dilan Nur Akbulutlar ile iletişime geçebilirsiniz.