BOŞANMA
KARARI KESİNLEŞMEDEN ALDATILDIĞINI ÖĞRENEN EŞ MANEVİ TAZMİNAT İSTEYEBİLİR Mİ?
Boşanma
davaları bazen uzun sürebilmekte ve dava devam ederken eşler hakkında daha önce
bilinmeyen yeni olaylar ortaya çıkabilmektedir. Bunlardan biri de boşanma
kararı verilmiş olmasına rağmen karar henüz kesinleşmeden eşlerden birinin
diğer eşin kendisini aldattığını öğrenmesidir.
Peki
boşanma davasından sonra öğrenilen veya boşanma sürecinde gerçekleşen bir
aldatma nedeniyle ayrıca manevi tazminat talep edilebilir mi?
Taraflardan
birinin evlilik birliği sonuçlanmadan, bir başka kişi ile zina yapmak suretiyle
sadakat yükümlülüğünü ihlalinin gerçekleşmesi halinde, hukuka aykırı bu
eyleminin yaptırımsız kalması da kabul edilemez. Borçlar Kanunu 41. maddesi,
ahlaka aykırı bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek
sebebiyet veren şahsın, zararı tazmin ile yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır. O
halde, taraflardan birinin şahsi menfaatlerini zedeleyen bu eylemin Borçlar
Hukukunun " haksız fiil " hükümleri çerçevesinde incelenip
değerlendirilmesi gereklidir.
Boşanma
Kararı Verilmiş Olması Evliliği Hemen Sona Erdirir mi?
Boşanma
kararının mahkeme tarafından verilmiş olması ile evliliğin hukuken sona ermesi
aynı anlama gelmez. Boşanma hükmü kesinleşinceye kadar evlilik hukuken devam
eder.
Bu
nedenle eşlerin evlilik birliğinden doğan sadakat yükümlülüğünün hangi aşamaya
kadar devam ettiği, boşanma sürecinde ortaya çıkan yeni olayların
değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.
Sonradan
Ortaya Çıkan Aldatma Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Yargıtay,
somut olayda boşanma hükmünün kesinleşmesinden önce gerçekleşen zina eyleminin
yaptırımsız bırakılamayacağını belirtmiştir.
Ancak
burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır. Önceki boşanma hükmünün
kesinleşmesi nedeniyle sonradan ileri sürülen manevi tazminat talebi artık boşanmanın
fer'î niteliğindeki bir tazminat talebi olarak değil, boşanmadan bağımsız bir
talep olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay,
somut olayda kişisel menfaatleri zedelediği ileri sürülen eylemin haksız fiil
hükümleri kapsamında incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bu
ayrım; davanın hangi hukuki sebebe dayanacağı, hangi mahkemede görüleceği ve
harçlandırılması bakımından önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Sonuç
Boşanma
davasının açılmış veya boşanma kararının verilmiş olması, evliliğin her durumda
hukuken sona erdiği anlamına gelmez. Özellikle boşanma hükmü kesinleşmeden
gerçekleşen veya ortaya çıkan yeni olaylar, taraflar açısından ayrıca
hukuki sonuç doğurabilir.
Ancak
sonradan öğrenilen bir aldatma veya zina nedeniyle ayrı bir dava açılıp
açılamayacağı, manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği ve talebin hangi
hukuki sebebe dayandırılması gerektiği olayın gerçekleşme ve öğrenilme
tarihi ile mevcut boşanma dosyasının durumuna göre değişebilir.
Boşanma
sürecinde eşinizin sizi aldattığını öğrendiyseniz veya boşanma kararından sonra
ortaya çıkan yeni olaylar nedeniyle manevi tazminat hakkınızın bulunup
bulunmadığını öğrenmek istiyorsanız, somut olayınızın hukuki açıdan
değerlendirilmesi önemlidir.
Haklarınızı
eksiksiz kullanabilmek ve olası hak kayıplarının önüne geçebilmek için aile
hukuku alanında çalışan büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Boşanma,
aldatma ve maddi-manevi tazminat haklarınız hakkında detaylı bilgi almak için
bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu
yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği
taşımaz.
Bir Yorum Yaz