MÜTEAHHİT TAŞINMAZI GEÇ TESLİM EDERSE KİRA KAYBI TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Projeden konut veya işyeri satın alan kişilerin karşılaştığı sorunlardan biri, taşınmazın sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesidir. Teslimin gecikmesi, alıcının taşınmazı kullanamamasına veya kiraya vererek elde edebileceği gelirden mahrum kalmasına neden olabilir.

Peki müteahhit taşınmazı zamanında teslim etmezse kira kaybı veya gecikmeden kaynaklanan tazminat talep edilebilir mi?

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli, 2017/2351 E., 2019/609 K. sayılı kararı bu konuda önemli değerlendirmeler içermektedir.

Geç Teslim Nedeniyle Kira Kaybı İstenebilir mi?

Karara konu olayda alıcı, satın aldığı bağımsız bölümün sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle mahrum kaldığı kira gelirinin tazminini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmenin gerekli resmî şekilde yapılmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay ise somut olayda müteahhidin arsa sahibiyle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle sahip olduğu hakkın alıcıya devredildiğini ve bu işlemin alacağın devri niteliğinde olduğunu belirterek yazılı sözleşmenin geçerli olduğuna karar vermiştir.

Bu nedenle mahkemenin sözleşmeyi doğrudan geçersiz kabul ederek kira kaybına ilişkin talebi reddetmesini doğru bulmamıştır.

Adi Yazılı Taşınmaz Sözleşmeleri Her Zaman Geçersiz midir?

Taşınmaz satışında şekil şartları önemlidir ve kural olarak kanunda öngörülen resmî şekle uyulması gerekir. Ancak Yargıtay uygulamasında somut olayın özelliklerine göre şekle aykırılığın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı kabul edilebildiği istisnai durumlar da bulunmaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 tarihli, 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı kararında; yapımına başlanmış bir taşınmazdaki bağımsız bölümün satışında alıcının yükümlülüklerini yerine getirmesi, taşınmazın kendisine teslim edilmesi ve uzun süre malik gibi kullanılması gibi özel koşulların gerçekleşmesi hâlinde, satıcının sonradan şekil eksikliğine dayanmasının dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla “Noterde yapılmadıysa sözleşme kesinlikle hiçbir hak doğurmaz” şeklinde genel bir sonuca varmak da, “Taraflar sözleşmeyi büyük ölçüde yerine getirdiyse sözleşme her durumda geçerlidir” demek de doğru değildir. Sözleşmenin niteliği ve tarafların edimlerini ne ölçüde yerine getirdiği somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Sonuç

Müteahhitten satın alınan konut veya işyerinin zamanında teslim edilmemesi hâlinde kira kaybı ve gecikmeden kaynaklanan başka talepler gündeme gelebilir. Ancak bu hakların bulunup bulunmadığı yalnızca teslim tarihine bakılarak belirlenemez.

Taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği, şekli, müteahhidin taşınmaz üzerindeki hakkı, teslim tarihi ve tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getirdikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Müteahhitten satın aldığınız konut veya işyeri zamanında teslim edilmediyse, sözleşmenizin geçerliliği konusunda tereddüt yaşıyorsanız veya kira kaybı ve tazminat hakkınızın bulunup bulunmadığını öğrenmek istiyorsanız, somut durumunuzun hukuki açıdan incelenmesi önemlidir.

Haklarınızı eksiksiz kullanabilmek ve olası hak kayıplarının önüne geçebilmek için büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.

Gayrimenkul sözleşmeleri, geç teslim ve kira kaybından kaynaklanan talepleriniz hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.