ANNE
VEYA BABANIN ÇOCUĞUNA DEVRETTİĞİ EV BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?
Boşanma
ve mal paylaşımı davalarında sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, eşlerden
birinin anne veya babasından devraldığı taşınmazların kişisel mal mı yoksa
edinilmiş mal mı olduğudur.
Özellikle
tapuda işlemin “satış” olarak gösterildiği durumlarda önemli bir ispat
sorunu ortaya çıkmaktadır.
Anne-Babadan
Bağışlanan Mal Kişisel Mal mıdır?
Türk
Medeni Kanunu'na göre eşlerden birinin miras veya herhangi bir şekilde karşılıksız
kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel maldır.
Dolayısıyla
anne veya babanın çocuğuna gerçekten bağışladığı bir taşınmaz kural olarak o
eşin kişisel malıdır.
Ancak
tapuda işlem bağış olarak değil de satış olarak gösterilmişse
değerlendirme farklılaşabilir.
Tapuda
Satış Gösterilmişse Ne Olur?
Mal
rejimi hukukunda önemli kurallardan biri “edinilmiş mal karinesi”dir. Bir eşin
malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Yargıtay'ın
geçmiş uygulamalarında anne ve baba gibi yakınlardan yapılan devirlerin tapuda
satış gösterilmiş olsa dahi hayatın olağan akışına göre karşılıksız kazandırma
olabileceğinin kabul edildiği kararlar bulunmaktadır.
Ancak
daha yeni tarihli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, malın edinilmiş
mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satış yoluyla eş adına
tescil edilmiş olması halinde kanuni edinilmiş mal karinesinin uygulanmasına
vurgu yapılmaktadır.
Bu
durumda taşınmazın gerçekte kişisel mal olduğunu ileri süren eşin bunu ispat
etmesi gerekebilir.
“Babam
Bana Verdi” Demek Yeterli midir?
Her
olayda yeterli olmayabilir.
Tapudaki
işlem, satış bedelinin ödenip ödenmediği, banka hareketleri, tarafların
ekonomik durumları, devir tarihindeki koşullar ve diğer deliller birlikte
değerlendirilmelidir.
Bu
nedenle özellikle aile içindeki taşınmaz devirlerinde tapudaki işlemin
hukuki niteliği ile işlemin gerçekte nasıl gerçekleştirildiği arasındaki fark
davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Sonuç
Anne
veya babadan gelen her taşınmaz otomatik olarak kişisel mal sayılamayacağı
gibi, tapuda satış yazması da tek başına her uyuşmazlığı çözmez. Taşınmazın ne
zaman ve hangi hukuki ve ekonomik koşullarla devredildiğinin belirlenmesi
gerekir.
Özellikle
Yargıtay'ın güncel yaklaşımı dikkate alındığında, ispat yükünün hangi tarafta
olduğunun doğru belirlenmesi mal rejimi davalarında büyük önem taşımaktadır.
Anne-babadan
devredilen taşınmazların mal rejimindeki durumu, kişisel mal–edinilmiş mal
uyuşmazlıkları ve mal rejiminin tasfiyesi davaları hakkında hukuki destek almak
için Av. Dilan Nur Akbulutlar ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu
yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık
niteliğinde değildir. Her somut olayın özellikleri ve delilleri farklı
olduğundan, kişisel hukuki durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir Yorum Yaz